Diktatör Oyunu: Deneysel İktisat Uygulamaları

0
62
Diktator Oyunu
Diktator Oyunu

Diktatör Oyunu Nedir?

Diktatör oyunu (“The Dictator Game), deneysel ve davranışsal çalışmalarda çoğunlukla pazarlık ortamında; bireylerin bölüşüm, adil olma, altruizm gibi diğerlerini de göz önünde bulunduran tercihlerini açıklamaya yönelik sıkça kullanılan, ultimatom oyunun modifiye edilmiş bir halidir. Her ne kadar oyun denilse de kısmen yanlış bir isimlendirmedir. Çünkü oyunun sonucu, iki oyuncundan sadece birinin verdiği tekil bir karara bağlıdır. Deneysel çalışmalarda en sık kullanılan hali ilk defa Forsythe vd. (1994) çalışmasında kullanılmıştır (Çalışma Kahneman et al. (1986) “Fairness and the Assumptions of Economics çalışmasının basitleştirilmiş bir formudur)

Oyun basitçe şöyledir. Her bir çiftinde yer alan iki oyuncunun katı biçimde anonim bir düzende etkileşime girdiği; kki oyuncun da birbirini tanımadığı, bu iki kişiden birinin Deneyci tarafından tesadüfi şekilde “Diktatör” diğerinin de “Alıcı” olarak seçilmesi ile başlar. Deneyci, Diktatöre belirli bir başlangıç donatımı “endowment” (mesela 10 dolar) sağlayarak bunu Alıcı ile paylaşmasını, bölüşmesini ister. Diktatör de bu 0 ile 10 dolar arasında bir rakamı kendisine ayırır. Diktatörden kalan miktar ise Alıcıya verilecektir. Diktatörün kendisine ne kadar ayırabileceği konusunda bir sınırlama yoktur. Hepsini verebilir, hiç vermez ya da bir kısmını verebilir.

İşte Diktatöre sağlanan bu koşullar altında sorumuz şudur: “Diktatör, alıcıya ne kadar verecektir?

Neoklasik faydacı iktisat teorisinin varsayımlarına göre bu konuda cevap nettir! Eğer hiçbir ön koşul yoksa Diktatör, olabildiğince çok miktarda bir payı (mesela 10 doların hepsi gibi) kendisine ayırmalıdır.Grafik 1

Yukarıdaki histogramda Engel (2011)‘in 328 diktatör oyunu çalışmasının sonuçlarını kapsayan meta analize çalışması sonuçlarına baktığımızda teori ile deneysel sonuçlar arasında kısmen bir uyumdan söz edebiliyoruz. Toplam 20.813 kişiden elde edilen sonuçlara göre Diktatörler ortalama olarak elindekilerin yüzde 28.35’ini tamamen Alıcıya vermektedir. Buna rağmen Diktatörlerin verdiği miktar arasında da tamamen bir heterojenlik bulunmaktadır. Mesela Diktatörlerin 3’te 1’i karşıdakine hiçbir şey vermemekte (pure selfish) her şeyi kendilerine almaktadır. Yine Diktatörlerin 6’da 1’i ise Alıcılar ile aralarında eşit bir bölüşüm önermektedir. Hatta Diktatörlerin yüzde 5’i elindekilerin hepsini Alıcıya (saf altruizm) vermektedir. Çalışmaların tasarımı arasında ufak farklılıklar olsa da (örneğin biri 10 dolar diğeri 100 Yuan önerebiliyor) çalışmaların ortalaması alındığında genel sonuçlar bu şekildedir.

The Dictator Game from Advanced Hindsight on Vimeo.

İnsanların paylaştığı miktarı etkileyen şeyler nedir? İnsanlar teorinin dışında neden 0’dan yüksek bir paylaşım yapar? Neler bu heterojenliğe neden olmaktadır?

Deneysel iktisat literatürünü okuyacak veya literatürü ilerletmeye çalışacak kişilere konu ile ilgili yapılmış deneysel çalışmaları ardı ardına okumaları önerilir. Bu sayede literatürdeki ilerleme ve nelerin halen eksik olduğunu görme ihtimali de yükselir!

İnsanların klasik saf bencil olmaktan farklı olarak 0’dan farklı bir bölüşüm yapmalarının nedenini açıklamaya yönelik ilk hipotezlerden biri “sosyal mesafe” hipotezidir. Diktatör, Deneyci ve Alıcı arasındaki sosyal mesafe azaldıkça, sosyal ilişkilerin etkisi ortaya çıkar. İnsanlar diğerlerini daha çok göz önünde bulunduran (other-regarding preferences) tercihlerde bulunur!

İlk Hipotez: Sosyal Mesafe

Diktatörün yaptığı bağış, verdiği para konusunda heterojenliği açıklamaya yönelik ilk hipotezlerden biri sosyal mesafe hipotezidir. Deneyci, Diktatör ve Alıcı arasında sosyal mesafe azaldıkça sosyal ilişkileri de dikkate almaya başlayan Diktatör, Alıcıya sıfırdan daha yüksek bir tutar verir. Bu gibi koşullar ortadan kalkarsa paylaştığı miktarın teorik olana yakınsaması beklenir. Mesela hiç tanımadığını bir insan ile yapacağınız paylaşım kararı daha bencil olabilecek iken her gün kampüste karşısınıza çıkacabilecek birine 10 doları bölüşürken hiç para vermemek sosyal ilişkileriniz konusunda sorunlara neden olabilir. Diktatör kaygı duyabilir!

Bu hipotezi test etmek için Hoffman ve diğerleri (1996) diktatör oyununa dayanak teşkil eden tasarım da dahil olmak üzere sosyal mesafeyi içeren toplam altı farklı treatmen (deney tasarımı) tasarlamıştır. Her tasarım sosyal mesafe, anonimlik konularında farklı seviyeleri içerir.

  • FHSS-R: Forsythe ve diğerlerinin çalışmasının birebir replike edildiği treatmen. (Kontrol grubu) 
  • FHSS-V: Forsythe ve diğerlerinin çalışmalarında yönergede insanların onları  paylaşıma sevk edebilecek bir cümle kullandığını düşünen Hoffman ve diğerleri yönergenin daha nötr bir hali olması için  “share (paylaşım)” yerine “divide (bölüşümü)” vurgulayan bir kelime kullanarak bağlamı değiştirmeye çalışırlar.

Sosyal izolasyonu sağlamak adına  da Deneyciler, Alıcı, Diktatörün ve Deneycinin sosyal açından birbirinden hiçbir şekilde etkilenmemesi adına Çift Kör (Double-Blind) bir tasarım kurgularlar.

Deney, Deneycinin kendisi tarafından değil; deneye katılanlar arasından rastgele seçilen ve bu iş için para ödenen bir denek tarafından yürütülecektir. Bu katılımcı arasında seçilen deneycinin görevi sadece “Gözlem” yapmaktır. Bu sayede deneye katılanlar “deneycinin talebi etkisinden” (experimenter demand effect) müzdarip olmayacaktır. Fakat deneyin en önemli kısmı bağış kararını anlamaya yönelik olan prosedürdür. Önce Diktatör olarak atanan 14 kişi bir çekiliş kabından rastgele bir mektup seçer. Bu çekiliş kabında 14 mektuptan 12 tanesinde 10 tane 1 dolar ve 10 tane boş kağıt parçası bulunur. Bu bütün oyuncular tarafından bilinen ortak bir bilgidir. Diğer iki mektupta ise 20 tane boş kağıt parçası vardır.
Sonraki aşamada Diktatör farklı bir odaya geçer. Mektubun içinde yer alan 10 dolar ve 10 kağıttan istediği kadarını cebine koyar. Mektubu kapar. Mektubu geri getirip başka bir kutuya atar. Sonra da odayı terk eder.

Bütün Diktatörler kararlarını verdikten sonra 14 Alıcı sırayla odaya gelir. Mektupların atılıdığı kutudan teker teker birer mektup seçerler. Mektubun içini Gözetleyici kişiye gösterirler. Mektubun içindeki parayla (diktatör bıraktıysa) odayı terk ederler.

  • DB1 = Çift Kör 1 : Çift-Kör İlk treatmen: Yukarıda da anlatıldığı gibi içinde para olmayan iki mektup sayesinde ne Deneyci ne de Alıcı kararın hangi Diktatör tarafından verildiğini anlayamacaktır. Bu treatmenda sosyal mesafe artırılır. Diktatör üzerinde sosyal baskı sıfıra iner.
  • DB2 = Çift Kör 2 : Çift-Kör ikinci treatmen: Treatmenda tesadüfi şekilde deneyi yapması için seçilen gözetlemeci görevi gören denek ve iki boş mektup deneyden çıkarılır. Bu sayede anonimliğin derecesi düşürülür. Deneyci artık Deneyi yapan kişidir. Fakat yine de hangi Diktatörün ne karar verdiği kimse tarafından bilinmez. Çift kör tasarım devam eder. Alıcı ve Deneyci tarafından sadece kararların dağılımı gözlemlenebilir.

Diğer iki treatmenda ise tek kör (single-blind) uygulamaya geçilmiştir. (Diktatörün verdiği kararı Deneyci görebilir, Alıcı görmez!) Sosyal izolasyonun seviyesi azaltılmıştır. Lakin deneycinin talebi etkisi veya sosyal arzu edilebilirlik devam edebilir.

  • SB1 = Tek Kör 1 : DB1 dizaynından farklı olarak Deneyci, Diktatörün getirdiği mektubu açar! Böylece anonimlik ortadan kalkar. Yalnızca Alıcı hiçbir şey görmez!
  • SB2 = Tek Kör 2 :DB2’den farklı olarak Diktatör ne kadar bağış yaptığını bir forma yazarak mektubun içine koyar. Deneyciye getirir. Deneyci de Diktatörün kendisine ayırdığı parayı ona peşin şekilde öder. Bu şekilde Deneyci ile Diktatör arasındaki sosyal mesafe SB1’e göre daha da azalır.

Sosyal mesafe konusunda en az mesafeden en anonime göre sıralama FHSS-R < FHSS-V < SB2 < SB1 < DB2 < DB1 şeklindedir. Katılımcıların hepsi 10 dolardan en fazla 5 dolarını karşıya vermiştir. Sonuçları değerlendirdiğimizde FHSS-R kontrol treatmenın sonuçları daha önceki deneysel sonuçlar ile uyumludur. İnsanların yüzde 20’si her şeyi kendileri için tutmaktadır. FHSS-V‘de beklenildiği üzere yönergenin nötr bir ifade içermesi katılımcıların tercihleri üzerine etki yapmış. Ve verilen miktarın azalmasına neden olmuş. Çift-Kör tasarım ile anonimliğin katı biçimde sağlandığı, sosyal izalosyonun tam olduğu DB1 treatmenda Diktatörlerin sadece yüzde 40’ı Alıcılara pozitif (sıfırdan farklı) bir şeyler vermiştir. Bu sonuçlar bizlere Diktatör Oyunu sonuçlarının Sosyal Görünüş ile sıkı şekilde ilişki olduğunu göstermiştir. İnsanlar sosyal yakınlık baskısı hissetmedikçe daha bencil davranabilmektedir

İkinci Hipotez: Kazanılan Para ve Havadan Gelen Paranın Etkisi

Cherry ve diğerleri  (2002) orijinal oyunda dikkate alınmayan başka bir şeyin Diktatörlerin kararı üzerine etkili olabileceğini düşünür:

Diktatör tarafından bölüşülecek paranın mülkiyet hakkı!

Birçok davranışsal çalışma insanların havadan gelen para ve kendi kazandıkları para arasında farklı tercihlerde bulunabileceğini göstermiştir. Zihinsel Muhasebe de diyebileceğimiz davranışsal anomali Diktatörün kararı üzerine etkili olabilir mi?

Cherry ve diğerleri bunu anlamak için Diktatörün tercihi öncesinde diktatörlere bir ön görev vermiştir. deneye katılanlar turnuva şeklinde rekabetçi bir ortamda önce performanlarına bağlı olarak paralarını kendileri kazanmaktadır. Diktatörler bölüşüm kararı verecekleri paraların mülkiyetini kazanırlar. Burada iki farklı treatmen oluşturulur.

  • EH (Kazanılan Yüksek Para :40$) En iyi performans gösteren ilk yüzde 50’ye bölüşüm kararı için 40 dolar verilir.
  • EL (Kazanılan Düşük Para: 10$) İkinci yüzde 50’ye ise bölüşüm kararı için 10’ar dolar verilir.

Ana modellerde sınanan bedava yani havadan gelen paranın etkisini ölçmek adına da iki farklı treatmen uygulanır.

  • BH (Havadan Gelen: 40$): Diktatörlere bir şey yapmadan bölüşüm kararı için 40 $ verilir.
  • BL (Havadan Gelen: 10$) : Diktatörlere bir şey yapmadan bölüşüm kararı için 10 $ verilir.

Üçüncü bir treament çifti için de Hoffman ve diğerlerinin (1996) çalışması modifiye edilir. Hem çift kör tasarım hem de Mülkiyeti Kazanılan Paranın etkisi nasıldır? sorusuna yanıt aranır.

    • DBH (Çift-Kör Tasarım ve Kazanılan Yüksek Para 40$): Diktatörler önce kazanacakları 40$ parayı hak eder. Mülkiyetini kazanır. Sonra onu bölüşmeleri teklif edilir. Çift kör tasarım nedeniyle verdikleri kararı ne Deneyci ne de Alıcı göremeyecektir.
    • DBL (Çift-Kör Tasarım ve Kazanılan Düşük Para 10$) :Diktatörler önce kazanacakları 10$ parayı hak eder. Mülkiyetini kazanır. Sonra onu bölüşmeleri teklif edilir. Çift kör tasarım nedeniyle verdikleri kararı ne Deneyci ne de Alıcı göremeyecektir.

Yukarıdaki grafikte de görüldüğü üzere referans alınan treatmenların sonuçları (BL,BH) literatürle uyumludur. Havadan gelen para söz konusu olduğunda Diktatörlerin yüzde 80’i (Hem BL hem de BH) pozitif miktarda bir parayı Alıcılara vermektedir. Havadan gelen paranın büyüklüğünün etkisi pek yoktur.

Paranın mülkiyet hakkını elde eden (EH, EL) Diktatörlerin tercihleri ise epey farklıdır. Bu diktatörlerin sadece yüzde 20’si pozitif miktar bir parayı Alıcılara bağışlamaktadır. Ortaya konan para yüksek ise verme ihtimalleri bir miktar daha fazladır. Diktatörler, bağışlamaları beklenen paranın mülkiyet hakkını elde ederse bir de sosyal izolasyon sağlanırsa (ne Deneyci ne de Alıcı tarafından ne kadar bağışladıkları görünmez ise) (DBH, DBL) Diktatörlerin, Alıcılara bağışladıkları miktar neredeyse sıfıra kadar inebilmektedir.

İnsanlar bedava gelen parayı başkaları ile bölüşmekte daha istekli iken eğer parayı kazanıyorlarsa daha bencil davranmaktadır.

Üçüncü Hipotez: Diktatörlük Verilmez, Diktatörlük Alınır!

Donatımın doğası dışında yani para Havadan mı geldi? Biri mi verdi? gibi etkilerin haricinde araştırmacıların bir diğer dikkatini çeken konu Diktatör ve Alıcı arasındaki güçlü asimetrik pozisyondur. Diktatör çok güçlü ve karar hakkında tek söz sahibi iken, Alıcı tamamen pasiftir. Hiç söz hakkı yoktur! Hoffman ve diğerleri (1994) çalışmalarına fazladan bir çift treatmen daha eklerler.

  • Kontrol treatmen: Diktatör ve Alıcı olma hakkı her zaman olduğu gibi Deneyci tarafından verilir.
  • Kazanılan Yetki treatmeni: Deneyden hemen önce tüm katılımcılara güncel olaylar ile ilgili bir quiz yapılır. Quizde en yüksek puanı alan ilk yüzde 50 Diktatör olmaya hak kazanır; diğer yüzde 50 ise Alıcı olarak atanır. En yüksek puan alan Diktatör ile en yüksek puan alan Alıcı eşleştirilir. Daha sonra ikinci en yüksek puanı alan kişi Diktatör olarak ikinci en yüksek puanı alan Alıcı ile eşleştirilir. Bu böyle devam eder.

10 doları bölüşmeleri istenenlerden kontrol grubunda 7 kişiden 1’i elindekinin yarısını Alıcıya bağışlarken; Diktatör olmaya hak kazanan kişilerden ise hiçbiri eşit bölüşümü kabul etmez!.

Diktatör olmaya hak kazananlardan da sadece yüzde 4’ü 10$’dan 4’ünü Alıcıya veririm demiştir.

Oyunda sadece parayı kazanmış olmanın değil Diktatör olmaya hak kazanmış olmanın da etkisi vardır! Diktatörlük rolü insanların bencil karar almasına sebep olmuştur.

Ara Sonuç

Diktatör Oyunu deneysel ve davranışsal çalışmalarda sıklıkla kullanılan ultimatom oyunun modifiye edilmiş bir halidir. İktisadi teoriye göre kendisine 10 dolar verilen birinin  paranın olabildiğince büyük bir bölümünü kendisine ayırması beklenir. Yani bencil davranması beklenir. Fakat diktatör oyunu laboratuvar deneylerinde ilk defa test edildiğinde insanların beklenenden farklı olarak bütün parayı kendisine ayırmadığı görülür. Diktatörler paranın yüzde 28’ini Alıcıya verir. Hatta bazı insanlar paranın yarısından daha fazlasını bile Alıcıya vermektedir. Peki neden? Bu tercihlerdeki heterojenliğin sebebi nedir? Bunu anlamak üzere bir dizi modifiye edilmiş tasarım ile insanların neden böyle bir karar vereceğini araştıran çeşitli hipotezler sınanmış. Sosyal mesafenin arttıkça insanların daha bencil davrandığı görülmüş. Yine deneylerde katılımcılara verilen bedava para (windfall) yerine katılımcıların kendi kazandıkları paraları paylaşırken (ki gerçek hayata daha uygun) havadan gelen paraya göre daha egoist davrandığı ortaya çıkmış. Ayrıca hem parayı kazanan hem de başkaları tarafından yargılanmayacağını düşünen Diktatörler herkesten daha bencil davranmış. Bir farklı açıklama da deneye katılanlara verilen rollerin de insanları bencil olmaya itebilecek bir değişken olarak ele alınması gerektiğini göstermiştir.

Çalışma Jacquemet ve Haridon’un kitaptaki ilgili bölümünün çevirisinden yola çıkılarak geliştirilmiştir.

Kaynakça

  • Cherry, T. L., Frykblom, P., & Shogren, J. F. (2002). Hardnose the dictator. American Economic Review92(4), 1218-1221.
  • Engel, C. (2011). Dictator games: A meta study. Experimental economics14(4), 583-610.
  • Forsythe, R., Horowitz, J. L., Savin, N. E., & Sefton, M. (1994). Fairness in simple bargaining experiments. Games and Economic behavior6(3), 347-369.
  • Hoffman, E., McCabe, K., Shachat, K., & Smith, V. (1994). Preferences, property rights, and anonymity in bargaining games. Games and Economic behavior7(3), 346-380.
  • Jacquemet, N., & l’Haridon, O. (2018). Experimental Economics. Cambridge University Press.
  • Kahneman, D., Knetsch, J. L., & Thaler, R. H. (1986). Fairness and the assumptions of economics. Journal of business, S285-S300.
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments